bir zamanlar eylüldü adı

3/2/2009 - mutlu sona dogru

Şimdi baharda çiçege durmuş kaysı agacıyım .yada gürül gürül akan bir ırmak.hayır hayır kayalıkların arasında inadına boy vermeye yaşamaya çalışan bir kır çiçegi bütün bunları ruhumda yaşıyorum içimdeki sevgi ve şevkat hani bebegini yeni kucagına almış meme vermeye çalışan bir annenin heycanı ve sevgisiyle doluyum.niyemi böyleyim oglumun hastalıgında son noktataya geldik.hafta sonu ist gittik.yusuf hoca çagırdı.cumartesi sabah 7 de yola çıktık saat 3 gibi ordaydık tabi gene yusuf hocanın evini bulamadık.aradım evi bulamadıgımızı söyledim nerdesiniz dedim avcılar kızım ne işiniz var orda tlf kardeşime verdim konuştular az sonra bizi almaya geldi.günler öncesinden içime bir mutluluk doluyor çok sevinçliydim öyle büyük bir umutla inançla bekliyordum gidecegimiz günü saha karşı bir rüya gördüm denizin kılgında yanıma yaklaştıar öyle sinirliyimki yumruklar atıyorum tekmeler savuruyorum hiç biri degmiyor her attıgım yumrukta karşımda şırnaşıyor oglumun şeklinde ama degil en sonunda yoruldum yenik düştüm.cine uyandıgımda ruh halim çok kötüydü bütün umudumu inancımı yitirmiştimiçime sıkıntı basmıştı yolda bişi hisettirmeden gittik ist vardıgımdada bu degişmedi yusuf hoca bizi yerine götürdü herzamanki güler yüzüyle karşıladı hal hatır sordu gözünü ucuyla beni takip ediyor bendeki sıkıntyı farketti hemen yemek yapın misafirlerim var diye içerden birilerine söyledi karı koca bir çift vardı 4 yaşalrında bir oglan çocugu oynuyor ortada rizeden gelmişler kadın daha önce hastasıymış bak buda deniz gibiydi dedi beni rahatlatmak için ikiside ögretmenmiş rizede güzel bir kahvaltı sofrası hazırladı yere yemekte yememiştik ordan çıkışta yeriz diye öyle acıkmıştımki oturup hep beraber yedik başka kişlerde vardı cıvıl cıvıl hep konuşuyor neşe şacıyor etrafına genelde hoca denildimi el etek öptüren insanlar gelir aklıma ama bu hocanın etrafındaki isanlar öyle degil kendini evinde yada bir akrabanın etrafında gibi hissediyon amcan dayın baban gibi bir rahatlık veriyor insana yemekten sonra herkezi bir görev verdi gönderdi bizbize kaldık denze baktı iyi görünyor kilo almış beden toparlanmış dedi ama seni iyi görmedim eylülcan dedi içeri odaya geçti ben geliyorum diyerek o arada denzizn huzursuzlandıgını gördüm dışarı çıkmak istedi her gittigimizde girmezdi şekl şemali degişirdi bu sefer onları görmedim rahat görünüyordu ve bize sıkıntı vermeden içeri girdi yaklaşık 20 dakika içede kaldı sonra yanımıza geldi kardeşime biraz bende uzaklaştır deyip dışarı çıkarttırdı bu arda bana gelel eylülcan seni iyiy görmedim gözündeki ışık yok olmuş yorgun ve güçsüz görünyüyorsun dedi daha önceki gitmelerimizde hocayı görünce içime aydınlık dolar  orda huzurlu olurdum bu sefer gözüme çirkin göründü ve evinde huzursuz oldum bu benide rahatsız etti eski şeyi yakalamaya çalışıyorum olmuyor sen umudunu yitirmşşin dedi bende gördügüm rüyayı anlattım çok üzüldü bir yıldır sana bulaştırmamak için çok ugraştım şimdi böyle dedin çok üzüldüm bunu ben kaldıraram bu beni ilgilendiren bir şey sakın namazını bırakma güçlü olman gerek oglunun senden güç alıyor pes edersen işimiz zorlaşır dedi  sonra içeri geçtik denizle kardeşim geldi bu gün burdamısınınz dedi bizde evet kalacgız dedik yeriniz yoksa burda kalbilirsiniz dedi yok ayarladık kalacak yer dedik.çıkmadan önce bana bir toprak verdi bunu gece ayagının altına sür hemen beni ara bir çalışma daha yapacagım yarın gene görüşürüz dedik ordan ayrıldık teyzemin oglu ist oturuyor orda kalcaktık ama yurt dışına gidecegim hanımda tatil memelekete gitti deyip bize bir ögrenci evi ayarladı ikiside fetullah gülen okullarında ögretmen bir arkadaşının tlf no kardeşime vermiş aradık beş dakika sonra adam geldi bizi buldu eve götürdü çok büyük bir ev oldukça iyi döşenmiş erkek ögrencilerin kaldıgı bir evmiş anahtarı bırakıp gitti yemegimizi bile almışlar müthiş bir baglantı var aralarında yıllar önce karşılarında oldugum hep haklarında kötü konuştugumuz insaların şimdi bize bir çok şeyi kısmet oluyor ist gibi bir yerde bu büyük bir iylik bana yapılan bir iylige şimdi oturup agır yorumlar yapıp haksızlık etmek istemiyorum bizde bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır kim iyi yada kötüyse allah ona göre mükafatlandırsın sadece şunu söylemek isterim neden bu kadar çogaldıklarını iyi biliyorum herkez ekonomik olarak zor durumda ve böyle gitmelerde insanlara bu tür yaklaşımlar çok cazip geliyor bir süre sonra kendilerini o tarikatların içinde buluyorlar çünki gittiginiz her yerde işiniz yapılıyor....

gece hocanın verdigi topragı bir yolunu bulup denizin ayagına sürdüm banyoda sür yarım saat sonra yıka demişti bir kaç gündür vücudundaki benlere aklını takmıştı hatta birini kesmişti ben görmeden son anda farkettim ist gidecegimizi bildikleri için çocuga zarar vermeye başlamışlardı onun için çok dikkat ediyordum gitmeden bir aksilik çıkmasın diye işte o gece bunu kullandım bu topragı ayagına sürelim dr verdi benlerin yok olcakmış diye kandırdım kabul etti.yoksa hiç yanına yaklaştırmıyor beni niye buraya getiriyonuz diye dayısına bana etmedik küfür bırakmadı.ayaklarını yıkadıktan sonra yemek yedi sonra uyuduk sabah hemen bir kahvaltı yaptık hocanın yanına giedegiz anahtarı eve bırakıp çıktık hoca akşam 4 gibi deyin dışarda kaldık evden çıkmıştık tekrar aramak olmaz gezdik o saate kadar bir alışveriş merkezine gittik orda bir ayakkabı gördü abuu lan ne güzel ayakkabımış deyince çok sevindi aldım birde pantolon bgendi çocuk gibi giydi nasıl seviniyor biraz ist gezdik ama çok sogukttu dondum bizim buraları soguk zannederdim.

kardeşim artık gidelim olmazsa orda oturup bekleriz dedik aramadan gittik vardıkki bir kalbalık yemek vermiş mevlit okutmuş bizi hemen içeri aldı gene herkeze bir görev verdi gönderdi büyük bir masası var oturdu denizi yanına oturttu kardeşimle bende karşıda oturuyoruz içinden dua okumaya başladı o arada bir şeyler yazıyor çiziyor deniz huzursuz kımıldanıp duruyor bir süre sonra deniz oturdugu yerde iki büklüm uyumaya başladı acaba öylemi oturuyor diye düşünüyorum yok bedenin yıgıldıgını farkeetim ama uskusunu arasında elini sehbaya uzatıp kola bardagını alıp tepesine dikti hocanın bir an çok yoruldugunu gördüm elini başına götürüp sanki agrıyormuş gibi tuttu deniz birde bir şıçradı uykusundan bir cola daha verin demin beni uyutup içirdi bu adam okunmuş colayı dedi hoca güldü başın sırtın agrıyormu diye sordu evet dedi sonra yazdıgı şeyleri yaktı kültablasıda tuvalete görürüp döktü beş dakika sonra bitiyor dedi denize birilerinin mudahale ettigi belliydi hocaya ters tres bakıyor gidelim burdan deyip bize kızıyor kardeşime bir şey yazacam şimdi burda onu durduramam dışarı çıkar dedi onlar gidince bana bunu bogazına taksan iyi olur ama taktırmaz yattıgı odaya bir tablonun arkasına koy artık cinlerle bir ilgisi kalmadı bundan sonra yaklaşamazlar sadece çocugun beynine zarar vermişler onun için çalışma yapacagım yazın bir kez daha gelirseniz bu iş biter dedi burdan sürekli ben bakacam belkide gelmenize gerek kalmazda dedi beynindeki zarar dr yoksa benlikmi diye baktım bu benim yapacagım bir şey artık üzülme gerisi kolay dedi denizinde hocanında çok yoruldugunu gördüm halsiz kalmış gibi görünüyorlarıdı bana bir kitap verdi yazılarına yardımcı olur deyip yaşadıklarımı yazıyorum kitap yapıp insanların bu konuda bilgilenmesini istiyorum çünki kimse inanmıyor bu tür olaylara dedim çok iyi sana yardımcı olurum  deyip vedalaştık yola çıktık muska çantamda denzi çok hırçın yol boyu bizle kavga etti eve geldigimizde gece 3 dü hemen muskayı yerine yerleştirdim uyudu iki gündür çok sakin dün alıverişe gittik normal saglıklı biri gibi alışveriş yaptı kasada poşetlere aldıkalrımızı yerleştirdi eve gelince bana mutfakta yardım etti artık dalmıyor bir şey söyleyince hemen yapıyor daha uzun kounşuor benel uzun cümlelere kuruyor ve evde agırlık kalmadıgı hissediyorum ama evi degiştirmemeiz gerekiyormuş en kısa zamanda buna bir çözüm bulmamız gerekiyor ben çok yorgunum şavaştan çıkmış gibi aynı zamanda çok mutluyum mutlu sona yaklaştık biraz daah sabır allahdan hiç umudumu kesmedim hocamın söyledigi bir söz derdimi yigitçe çekerim çaresi dermanındadır ...

Yorum (4) :: Yorum yaz! :: Bağlantı :: Etiketler :

24/11/2008 - bu yazıya isim bulamadım

Kaç gündür çok yogunum misafirlerim vardı .arkadaşlarım sagolsun bana meslegimi unutturmamak için ellerinden geleni yapıyorlar halbuki kuaför olmadıgındanmı bana katkıda bulunmak için geliyorlar yada çagırıyorlar evlerine.sohbetimi özlemişler şakadan kızıyorum kurtulamadım sizden diye.sonra denizle yagmurda uzun yürüşler yaptık salıncaklara bindik küçük su birikintilerinde zıpladık eve cımcık geliyoruz dogru duşa böyle oluncada yazmak istedigim yazı kaldı ..
bazen unutuyorum keşke günlük tutsaydım diyorum öyle çok şey yaşadım ve gördümki iki ay öncesi bir arkadaşım  aradı kaşlarım alınacak gelsem alabilirmisin hem özledim seni oturalım biraz dedi tabi bekliyorum dedim denizin ikinci görüşü genelde arkadaşlarım iş yerime çok gelirdi orda görüştügümüz için ev oturmalarımız fazla olmazdı zaten hafdada bir gün çalışmıyordum.deniz uyuyordu nermin apla geldiginde  biz epey bir sohbete dalmışız denizin uyandıgını duymadım zaten ondan konuşuyoruz içeri girdi sigara istedi uykudan uyanınca ilk istedigi sigara olur bu hastalandıgından beri böyle .neyseki günde 4 paket içtigi sigarayı 1 pakete düşürdük zaten dengeli beslenmiyor yedigi patates kızarması köfte et peynir bazen zorla yogur pekmez yediriyorum zorlayınca kusuyor artık köfte patates kızarmaktan üçüncü sınıf lokanta aşcıları gibi kokmaya başaldım yeterki iki lokma bir şey yesin diye sebze oldu bitti sevmez halada aynı neyseki hiç hasta olmuyor sanki koruyorlar .birde şu sigarayı bıraksa çok sevinecegim bana sen beni denizmi zannediyon ben onun içindeki canlıyım sigarayı ben istiyorum hadi sigara ver sen beni görüyormusun ben deniz degilim deniz benim kuruyemişim diyor .eve gelen arkadaşalrımı hiç görmemeiş olsada çok iyi tanıyorlar namaz kılan arkadaşalrımın yanına hiç gelmiyor hatta evden gidiyor inancı az olanların yanından hiç kalkmıyor kendilerini göstermek için elinden geleni yapıyorlar sohbet ediyorlar tabi onlara bu anlatmam çok zor nermin aplalayla yaşadıgımda böyle bir olaydı nermin apla bana hala hocayamı götürüyon bak tanıdıgım bir dr var gidelim yazık çocuga dedi ben artık herkee bir şey anlatmaktan yoruldum sadece gülümsedim bilim tartışmanın anlamı yok artık öyle tedaviler ,amelyatlar yapılıyorki neyi görmezden geleceksin tüp bebekler yapılıyor  hayvanların nasıl kopyaladıgını görüyoruz ama ben yaşadıklarımı dilim döndügünce anlatmaya çalışıyorum bunlarda var diye nermin apla ateist bir bunu hiç gizlemeyen birihep konuşurduk zaten o gün evde olanları anlatmak zor gidip gelip sen inanmıyorsun degilmi bize diyor evet diyor oglum bak seni dr götürelim annenle o arada deniz hadi gösterin kendizi dedi karşımızda oturyor birden denizin yüzü degişti ben daha öncede görmşütüm bak kendini gösteriyor dedim nermin aplaya ona baktım yutkundu kadının rengi degişti neydi kız o dedi işte onlar sana görünmeye çalışıyorlar dedim.bu arada deniz hemen gitti korkmayın deyip nermin apla hiç durmadan ayyy neydi o deyip duruyor ben susdum hemen bir su alıp geldim çok koktu ne diyecegini bilemiyor ayyy kızım hep böylemi daha bu çok basitti nerler gördüm tahmin bile edemezsin bana ayyy canım ne diyim bilmiyorum daha önce böyle bir şeyle hiç karşılaşmadım dedi.kahvesini içtikten sonra ben kalkıyım çok kafam karıştı deyip gitti ...
gidince ilk işi internetten cinlerle ilgili yazılara bakmış sonra kuran açmış okumuş beni aradı kızım allah sabır versin sana benimde günehlarımı affetsin hani biz bazı kesime cahil olarak bakıyoruzya dedi buda bizim cahilligimiz bilgi toplayıp seni gene arayacagım dedi bir hafta sonra bir çok hoca adresi ve dualarla bana geldi biliyormusun ben namaza başladım şu dualar iyi geliyormuş oku sürekli görünmeyen bir canlıyı gördüm çok düşündüm kuranı okuduktan sonra ise allahın varlıgını inkar edemem artık çok şey bildigimi sanıyordum yanılmışım .. hani her işte bir hayır vardır derlerya bizim olayımız bir insanın namaza başlamasına vesile olmuştu.bu olaydan sonra bir rüya gördüm şehir içi dolmuşlarından birindeyim babannem yanımda  dolmuşa biri biniyor öyle yoksulki üstü başı dökülüyor  kalktım yer verdim dolmuşun içindekiler kızıyor bana görmüyormusun halini diye adam verdigim yere oturuken bana dönüp bakıyor ogluna yasin oku kurtuluşu onda diyor ..sabah uyandım saatle bir yıl yaşadıklarımı aklımdan şöyle bir geçirdim denize musallat olanlar kafirdi hocanın söylemiyle cinlerinde insanlar gibi müslüman olanları diger dinlerden olanları varmış bunu ben söylemiyorum hep söyledigim gibi ben onları yok sayıyordum  bizdekiler inanmayanlar çünki her seferinde allah biziz diyorlar kolunu gösteriyor bak yaradan yazıyor diyor ne zaman ezan okunsa küfür ediyorlar kurana hiç tahammül edemiyorlar annem namaz kılarken başına gelip vuruyor . sonra düşündüm sende direniyorsun öyleyse onlardan farkın ne dedim kendi kendime gidip apdes alıdım namaza başladım ve rüyamdaki adamın söyledigi gibi yasin okudum deniz nasıl seviniyor gelip gidip beni öpüyor kuranı elimden alıp öpüyor  20 gündür devam ediyorum oglum daha sakin daha dirnçli görünüyor şimdi bu neyi degiştirecek namaz kılıyorum diye Atatürk düşmanımı olacagım asla ikisi çok ayrı oy verdigim partiyimi degiştirecegim asla gidip o tarikatlaramı girecegim asla yada türban takıp bunu kullanacakmıyım asla ...
aslında bunları yazmak istemedim bu benim özelim ama nermin apla ısrar etti ...şimdi yaşadıklarımdan ögrendiklerim..
hangi fikre düşünceye sahip olunursa olunsun hoşgörülü olmayı ögrendim. çok katıydım....
dostlarımın ne kadar az oldugunu ögrendim..
birazda öbür dünya için çalışmam gerektigini ögrendim..
aydın olmak dine karşı gelmek degilmiş dini kullananlara karşı çıkalım dine degil..
ailenin ne kadar önemli oldugunu bir kez daha ögrendim..
çok sabırlı ve güçlü biriymişim bunu ögrendim..
saglıklı olmak çok önemliymiş çocuklarımın okumasını çok istiyordum ama bunları yaşadıktan sonra önce saglık diyorum .ve ve  diye gidiyor bu liste denizin konuşamadıgı zamanlarda hep bir yerlere yazdıkları var onların hepsini sakladım onları yazacagım sonra bilmece gibi içinden alıp cözebilirsiniz

Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı :: Etiketler :

19/11/2008 - hani benim gençligim

Nasıldı o meşhur şarkı oglum deniz çok severdi beraber söylerdik tam hatırlamıyorum en çok söyledigimiz yeri...
hani benim gençligim nerde.
penceresiz kaldım anne.bu ne yaman çelişki anne.
açık kalmıyor hiç bir kapı .duvarlar konuşmuyor anne..
hani benim sevincim nerde diye devam ediyor.ne çok severdi bunu sazını eline alır o güzel sesiyle söylerdi şimdide şarkılar söylüyor ama bunlar içimi actıyor.bazen öyle bir bakıyorki anne..çok yorgunum bitsin artık der gibi az kaldı diyorum sabır gelip dizime yatıyor şaçlarını okşuyorum sakalın şaçın çok uzadı keselim diyorum tama deyip kalkıyor hiç sesini çıkarmadan oturuyor önüme hadi kuaför hanım asker tıraşı kes .gözlerim doluyor hissettirmemek için şakalar yapıyorum ama o beni aynadan takip ediyor elime sarılıp öpüyor bunları gecen hafta içinde yaşadım mutlulugumu anlatamam.çünki tıraş olmamız bir sorundu asla kestirmiyordu şaçını sakalını tırnagını şimdiye dek hep bir şeyleri kullanarak oyun oynayarak yada bana vurarak yapıyorduk  bir keresinde tırnaklarını kesmek için yanına yaklaştım selami varken beni bir iteledi bizde tırnak kesilmez diye onlardan güç alıyordu ne kadar pis olusa o kadar iyi onun için her gün duş alması beden temizligi yapın denmişti.temizlendigi zaman rahatlıyor.şimdi zaten kendi istiyor bunları ..
hocanın ordan çıktık ben midye dolması istiyorum dedi karnı acıkmış iyi hadi sahile inelim akşama kadar gezelim dedik eminönüne gittik önce denizin midye dolmalarını aldım bizde bir yere oturduk balık yiyelim dedik bu arada hocanın verdigi su geldi aklıma çaktırmadan denizin kolasının içine döktüm o arada bizim yemegimiz geldi sohbet ederek hep beraber yiyoruz denizde bir tuaf şeyler olmaya başladı aylardır bana hiç yaklaşmayan olmadık küfürleri eden dayak atan çocuk birden bana baktı baktı sarıldı öpmeye başladı anne diyor nasıl sarılıyor uzun süredir anne demiyordu elinden gelse yüregine sokacak durup durup öpüyor ben şaşkınım ömere ne oluyor dedim colasına döktüğün sudan dedi yani nedir nasıl bir şey onu bu hale soktu bilmiyorum yanında acıkca konuşamıyoruz ama ben bu durumu çok özlemişim tadını çıkarırım deyip soru sormadan ogluma doya doya sarıldım ordan çıktık kapalı çarşıyı gezelim deniz elimi bırakmıyor sarmaş dolaş gezdik iki saat öyle sıkıyorki sanki kacacagım sonra birde tekne turu yapalım dedik en çok bunu sevdim ist müthiş keyif aldım denizi özlemişim martıları her yerburam buram tarih kokuyor çok hoşuma gitti teknede buruya her gelişinde beni arayıp denizi çok sevdigimi bildigi için beni gıcık eden arkadaşım nurdanı aradım aynı gıcıklıgı yapmak için çok keyifliydim ...akşam oldu nerde kalcagız tabiki ömer bizim yurtta dedi hemen aradı odaları hazırlattı aslında bu beni rahatsız ediyordu sevmiyorum şu tarikatları da yurtlarınıda ama mecburiyete bakınki  adamların ekmegi suyu nasip oldu size çok özel davranıyorlar çok ilgileniyorlar yemek veriyorlar hiç tanımadıkları insanları çok güzel agırlayıp gönderiyorlar bir sürü genç çocuk her birin bir görevi var dikkat ettim çokda korunaklı bir yer kameralar her yerde neyse biz biraz dinlenelim çıkıp gezelim içeri çok sıcak temmuz ayı kılima yok yurtda alışveriş yaprız yarın vaktimiz olmaz dedik bu arada deniz eski halıne döndü gene bana yabancı uzaktan duruyor yani çok uzun sürmedi sevincim neydi bunu sırrı anlamadım gezmek için çıktık osmanla ömer bizi çocuk parkına bıraktı ömerin oglu eglensin diye camiye gittiler o arada deniz acıktım dedi tamam sen şuraya otur  dürüm alıyım dedim yok senle geliyim diye yanıma geldi dürümcüde sıra var deniz ilerde bekliyor baya zaman geçti ben yorgunlugun verdigi bir şeyle olmalıki dalmışım bir el beni hızla çekti döndüm deniz ne oluyor dedim adam çantana elini uzatıyordu dedi öylece kalakaldım sevindimmi kızdımmı bilmiyorum benim herkezin deli diye baktıgı oglum beni koruyor çünki yolda yürürken dikkat çekiyor hareketlerinden ama ben biliyorumki hiç bir zaman bilincini aklını yitirmedi hep aklıbaşındaydı sadece gücü yetmiyordu onlara birden öyle bir hiski aglamak bagırarak aglamak istedim o sokakta meryem geldi yanıma apla gördüm oglunun ne yaptıgını hiç korkma bu çocugun beyniyle ilgili degil sorunu biliyorum canım ama herkeze anlatamadım ne insanlar var toplumda işinde gücünde saglıklı görünüyor ama çok hasta ne piskopatlar var ...
olanı ömer gilede anlattım adam naptı kaçtı napacak deniz bir eliyle beni çekerken öbür eliyle adamı itti.nasıl gülüyolar aslandır yigenim o hep öyleydi gercektende hiç haksızlıga tahammül edemez kızacagımı bilse dogruyu gene söyler yalanı sevmez agzı bozuk degildi çok aklıbaşında kimseyi kırmaz bir çocuktu ama hastalıgın boyunca tam tersi inanılmaz küfürler ediyor cüzdanımdan para alıyor ilk işi bira almak oluyor beni düvüyor  küfr ederken hep yapmayın ben sevmem küfürü söyletmeyin derdi hadi hepimiz iyi olalım ben yapamam benim yapımda yok kötü olama öyle zorluyorlardiki bir süre sonra yenik düşüyor yapıyordu..
yurda döndük deniz sakin görünüyor yoruldu ona bir duş aldırdı dayıs sonra uyuduk gece bir ara uyandı gene acıktım diye sanki o gün hiç doymuyor gibiydi günlerce hiç yemek yemedgigi olmuştu sanki telefi ediyordu .kendime diye aldıgım dürüm duruyordu onu verdim uykulu uykulu yedi yattı .sabah yurtda kahvaltımızı yaptık sonra hoca beni arayın bakıp gelip gelmyeceginizi söylerim demişti aradım yok eylülcan gelmenize gerek yok dedi vedalaştık ömerle eşide biz kalıp biraz daha gezecgiz dedi biz arabamıza atlayıp evimizin yolunu tuttuk.eve gelince hoca bana bir yazılı kagıt vermişti onla banyo yaptırdım tabi bilmiyor yıkandıgı suyun içine koydum öyle yıkadım çıknca denizden umudunu kes o bizle artık vermiyecegiz salak kadın ne ugraşıyon dedi öylemi görecegiz siz gideceksiniz oglum bana kalcak dedim bu kadın bizi bile bile hiç korkmuyor kime güveniyorsa deyip hala konuşuyordu odadan çıktım öyle yorulmuşumki hemen uyumuşum...
şimdi denizin durumu nemi aradan aradan yedi ay geçmiş artık duvarları yumruklayıp bir yerleri kırmıyor geceleri hiç dışarı gitmiyor gündüz bir iki saat gezip geliyor hiç kimseye zarar vermiyor bana karşı daha yumuşak hala anne demiyor ama can diye sesleniyor yemesi çok iyi en çokta artık geceleri uyuyor normal biri gibi gece uyku uyumak çok güzelmiş bir yıldır gece onla oturmaktan gündüz uyumaktan beynim uyuşuyordu salak gibi geziyordum  bu günleride görmek varmış hep hocamızla görüşüyorum sürekli çaşıltıgını söylüyor gecnlerde bir olay yaşadık  arkası yarın

Yorum (5) :: Yorum yaz! :: Bağlantı :: Etiketler :

18/11/2008 - ist anıları

Uzun süredir gizemli olayların içindeyim artık evim eskisi gibi normal bir ev degil şu an daha rahatım artık evde kaçışan siyah karartılar yok hava çakan şimşekler görmüyorum bunları birine anlatınca direk söylemeselerde kafalarından şu sözler geçiyor çok iyi biliyorum.inanamayanlar için bunları söylüyorum zavallı çok severdik ama artık buda kafayı yedi.çok haklılar bende bir zamanlar bana böyle olayları anlatan olunca gırgır gecer hala şu yüzyılda bunlarrımı düşünüyor der aklımca cahillikle şuçlar ah ah biz adam olmayız derdim.büyüye inanamazdım hoca dendimi orayı terk ederdim hemen insanlar kafatı yemiş ya şunlara bak der kendi kendime kızardım öyle degilmiş işte çaresiz kalınca her yola baş vuruyorsun birde söz konusu çocugun olunca böyle bir çaresizlik içindeyken yusuf hocayla tanıştırıldım ondan önce gittigimiz hocalar oldu tabi hepsi fasafiso halkı soyan şarlatanlar .yusuf hoca farklı onun yaptıgı bir ilim ve bu konuda kendini çok iyi yetiştirmiş anneligi dinin üstünde gören bir islam insanı bunu duyunca çok şaşırmıştım çünkü biz hiç bir şeyi dinin üstüne oturtamayız yüzyıllardır tamam cennet ayaklarımızın altında ..
sohbet ederken çok baskıcı  sıkıcı degil çok fazlada zaten dinle ilgili konuşup insanı sıkmıyor şimdiye kadar bizi hiç bir zaman tek başımıza bir odaya alıp çalışma yapmadı hep bir aradayken yaptı ne yaptıysa yada kendi gitti içeri .konuşurken adınızın arkasına can kelimesini ekliyor ne kadar samimi oldugunu artık zaten aileden olduk ona bakarken hiç bir şeyinden raharsız olmuyorum ne bakışlarından ne konuşmalarından çok mantıklı şeyler anlatıyor bilmedigi rus yazar yada eseri yok gibi zaten anlatıyor zaten bildigimiz hocaların dışında biri uzun at kuyrugu şacı kirli sakalı ile hep beraber oturuyouz gene nerden bakarsanız on kişi var içerde bizler soru soruyouz özenle cevaplıyor daha çok cinlerle ilgili bu arada ben hocam evle ilgili bir şey demdiniz çıkmamız gerekiyormu dedim şimdi çalışıyorum on dakikadan bitecek dedi ben şaşırdım bir saattir bizle sohbet ediyor fıkra anlatıyor görmedigimiz neler oluyor acaba arada bir denize bakıyorum çok iyiy görünüyor sakince bizi dinliyor bu arada deniz şu suyu iç dedi kabul etmedi bana verdi eylülcan sen kola çay ne bulursan içine kat içir dedialdım çantama koydum suyu o arada sigara içmek için kadınlarla mutfaga geçtim çok temiz bir ev kadının biri oglunuz iyi görünüyor öyle hastalar geliyorki buraya bakırköye at gel oglumda o durumdaydı şimdi daha iyi dedim bize çok geç kalmışınız üç yıl olmuş iliklere kadar işlemişler düzelmesi iki yılı bulur dedi.insan bedeninde kan nasıl damarlarımızda hızla akıyor bu canlılarda bedenimizde öyle gezelermiş ..
bu arada biz mutfaktayken kardeşim hocam şu anki durumu ne diye sorunca hemen içeri girdim .şimdi şu an itibariyle onlarla baglantısını kestim çocugun dikkat ederseniz sesi farklı çıkıyor evt kalın derinden gelen bir ses uzun süredir böyle diyorum bakın insan bedeninde her şey bir gün gelince biter çürür yok olur sadece iki şey kalır biri sestir biri ruhu şimdi bu çocugun ruhunu çeke çeke aşagıya indirmişler  ayagının altında gölge gibi duruyor sesi ondan böyle çıkıyor dedi beni aklıma hep takılan niye böyle ayagının altında birini öldürmek ister gibi vurduguydu sanki bir şey var gibi ezer sattle ayagınıyere vurp durudu ..bunu gibi iki hastam vardı iyleştirdim inş bu sefer olur deyip kuranıkerimi açtı ömere verdi ömer hem hastası hemde ögrencisi bizim akrabamız bizi o tanıştırdı.ona dört yıl ugraşmış şu an ögretmenilk yapıyor ömer üç kere kitabı öpüp anlına koydu sonra üç kerede sag elinin üptü alnına koydu şu sayfayı aç dedi ömer okumaya başladı .türkçe okuyor ama ben sanki sagır oldum birşey hatırlamıyorum aklımda tutmaya çalışıtım hatırladıgım bu günün işini hemen yaparım diye ugraşmayı duydum sadece bize denizi bir on dakika benden uzaklaştırın dedi dayısı alıp dışarı çıktı hocanın halsizleştigini hissettim yüzünü eliyle kapatıp düşündü sıkıntı içinde biri önünü kapatıyor dedi  engel oluyor siz bu gece burda kalın yarın tekrar ugraşıyım şimdiden sonra zaten kendine zarar veremez onu çok önce hallettim zaten çekip gidemez artık cevresine zarar veremez gece bakacagım dedi.canı sıkılmıştı olmadı diye.yatacak yeriniz yoksa burda kalın burası müsait dedi oturdugu evi degildi burası gelenler için yaılmış bir nevi konuk evi gibi bir yer biz sagolun buluruz bir yer dedik hiç üzülme eylülcan bu iş olcak ama gene zaman istiyor ben sadece aracıyım dedi başka sohbetler ediyor konudan konuya geciyoruz  bu arada ömere bak dedi sen medyumluga dogru gidiyorsun bu işten para almak yok bir de herkeze bakma senin yaptıgın işi kimse anlamaz çünki görünmeyenle ugraşıyoruz biz anlatamazsın dedi karısıda hocam bunu konuşmak için geldim ömer kimde bir şey hisstse hemen söylüyor dedi ömeri uyardı sakın duymatım bak tekrarlıyorum işi paraya dökme bunu yapan çok kişi var zaten benim dayı konyada oturuyor hiç bir şey bilmiyor benim resmimi duvara asmış şıhımdır diye 4 yılda köşeyi dönmüş dayı napıyon sen dedim napıym ogul bunu istiyorlar... diyor ben hocam dinimizde tarikatlar varmı dedim çünki bu işe karşıyım hayır dedi dinimizde tarikat falan yok ömer gibileri kandırıyorlar diye takıldı fetullah gülenci ya dinimiz güzel bir din insanlar işlerine geldigi gibi kullanıyor zamanında aynı şeyi osmanlıda yapmış sen gittigin yerlerden küçücük çocukları analarından vatanlarından yuvalarından kopar getir(devşirmelerden )bahsediyor dinin degiştir anasından ayır o yavruları sonrada allahın gölgesiyiz diye gezin hangi dinde var bu yok böyle bir şey bu olayı anlattıgına o kadar sevindimki kardeşime baktım yaaa der gibi analdıçünki ben hep anlatıyorum okulda sadece tarih olarak verilen osmanlının sarayının içi bilinmedi için hep tartışıyorduk bana kominist ne olacak tutacak degilsin ya derlerdiçünki sarayın içinde olanları okumuyorlar ben anlatıncada yalanlıyorlardı yaaa dedim kardeşime haklısın hocam dedi tabi bu kadar degil çok uzun anllatttı o. ya arkadaşlar bir msj gelmiş bana çok güldüm siede analtayım dedi.bir fıkra....
adamın biri dilek dilemiş gercekleşirse kurban kesecegim demiş ve dilegi kabul olmuş ama hiç anlamaz kurban kesmekten kabul olmasını istiyorsan bir müslüman bul kestir demişler nerden bulurum bu müslümanı demiş şu camiye gir orda bolca var demişler adam camiye gider koyunu bahceye yatırır elinde bıcakla camiye girer burda bir müslüman varmı der herkez birbirine bakar yaşlı bir amca benim oglum ne derdin der dışarıda olayı analtır amca koyunu keser ama bunun birde yüzmesi var git şimdi bir müslüman daha bul yüzssün der kanlı bıcakla tekrar camiye giren adam başka müslüman varmı der şimdi herkez hocaya bakar hocaeee ne var iki rekat namaz kıldım diye müslümanmı oldum der...
çoook güldük....arkası yarın

Yorum (5) :: Yorum yaz! :: Bağlantı :: Etiketler :

18/11/2008 - umut hep var

Mutsuzluk ayrık otuna benzermiş.hem faydası hem zararı varmış ben payıma düşeni yani faydalı olanı şeçiyorum kim istedigi hayatı yaşıyorki.
sadece sana verileni güzelleştirmek senin elinde tabi becerebilirsen.bu kadar sıkıntının iinde kendimi iyi hisstmemde ayrı bir şey bunun sırrınıda kendime saklayım...
uzun süredir oglum denizden bahsetmiyorum degişik konularda yazmaya çalışıyorum biraz evdeki havadan uzuklaşmak için belkide yüregim kalmadı artık.en son sekiz ay öncesi yazdıklarımda kaldım şu anımızı o günlerler karşılaştırınca durumu oldukça iyi baya ilerleme var hala cinlerden kurtulmadı ama iyi.selaminin ölümünden sonra onu hala unutamıyorum çok agır bir olaydı bir insan bedeninde başka bir canlının nasıl can verdigin seyrettim iki ay boyunca bunu kelimelerle anlatmak çok zor.selaminin öldügü  gün yavrum çok rahatlamıştı ama bedeni onla yaşamaya alıştıgı için çünkü o hakimdi bedenine gidince deniz sudan çıkmış balıga döndü nasıl yürüyecegini nasıl konuşacagını kısacası bedenini kullanamıyordu yeni dogmuş bir bebek gibiydi.ben onu yeniden sardım sarmaladım olanca sevgimle büyütmeye çalışıyorum iyki bana akıl verenleri dinlememiş yüregimin sesiyle hareket etmişim yok hastaneye yatır yok deli raporu al yok maaşa baglat hiç kimseyi dinlemedim onun bu durumu benim için fırsat olamazdı anne yüregi bunların yanlış oldugunu söyledi hep haklıda çıktım.inanacım ve umudum kazanacak ve bir gün gelecek deniz işe girdi askare gittti  diye yazılar yazacagım inanıyorum çok az kaldı o günlere her şeyden önce bunu önce allaha sonrada yusuf hocaya borçluyum bu gün gene görüştüm beni çok mutlu edecek şeyler söyledi zaten durumu görüyorum.deniz beni dövsede her türlü kötülügü yapsada biliyorumki bunu yapan oglum degil gene onu hep sevdim sevecegim anne olmak sadece dogurmak yada iyi oldugunda yanında olmak degil mücadele vermek sabır emek mutlaka karşılıgı var siz yeterki isteyerek yapın şimdi neden koruma yurtları sokaklar çocuk dolu daha iyi anlıyorum herkez bunu yapamadıgı için ...
biz gelelim sekiz ay içinde neler yaşadık ben sürekli hocamızla görüşmem onun söylediklerini uygulamam sürekli dualar etmem cinleri rahatsız etmiş olmalıki oglumu düşman ettiler bana anne demiyor adımı söylüyor çok hırçın sürekli duvarları kapıları yumrukluyor v sabahın köründe çıkıp gecenin bir yarısına kadar gelmiyor balkonda beklemekten yoruluyorum korkudan bir sürü senaryo yazıyorum aklımı kacıracam çok geç saatlerde eve geliyor bitmiş bir halde gezmeten öyle yorgunki yataga girere girmez bayılıp kalıyor onlar gezdiriyor çünkü gece yeryüzündeler rahat bırakmıyorlar bir gün dışarı çıkarmak istemedim yoruluyor zaten hali yok nolur başına bir şey gelir diye kapıyı kilitledim hayır çıkma uyu iyi degilsin dedim kadın sen çok oldun dedi bana bir yumruk attı eline aldı beni vuramıyorum kıyamıyorum ama beni döven oglum degil hayatımda hiç böyle bir dayak yemedim inene yumruklar bir insana ait degil sen artık çok oldun deyim kafama indiriyor cılız bir ses yapmayın annem diyor ama gücü yetmiyor çok profesyoleceydi anlatırken gülüyorum hiç böyle dayak yemedim ben kimseden bir cinden dayak yemem eksikti.eee neler yapıyolar insanlara çarpıp koyuyolar iki büklüm kalıyorsun bana şu koruycuların olmasa diyorlar hocanın bana görevlendirdigini görüyor denizde arada bir korkma seni koruyan var diyor oda görüyor aslında bunları sonra uzun yazacagım şöyle bir özet geçmek istiyom en son ist geldigimizden sonra bizimkiler bu hoca bşiş yapamıyor deyip başka biri varmış deyip alıp birini getirdiler ama ben sürekli yusuf hocayla görüşüyorum olan biteni anlatıyorum ben ona inanıyorum bu olayı söyledim yapmayın kendine zarar verir dedi ama bizimkiler mucize bekliyorya dinlemediler beni bu hoca bir hafta ugraştı hiç umudum yok ben bana verilen süreyi bekliycem ve yusuf hocayla devam edecem şimdi ne kadar haklı oldugmu bir kez daha görüyorum eve gelen hoca çaılşmasını yapıyor gidiyor ama bize demiyorki dikkat edin şunu yapın bunu yapın hiç yok ama ben korkuyorum ve korktugum başıma geliyor bir akşam saat geç oldu yok ortada her yeri aradım yok hiç bir yerde herkesi başıma topladım gidin bakın içimde kötü birşey olacak gibi bir his var konuşurken zil çaldı bende gizleneyor içeri git deyip dayısının yanına gitti ama ben duramıyorum çocuklugundan beri bir yaramazlık yapsın ben üzülmeym diye hiç söylemez uzaklaşırdı yanına gittimki kollarını kesmiş kalbinin üstünde bıcak izleri nerden buldun nasıl yaptın niye bir sürü soru soruyorum aglıyorum çünkü o günler geçti kendine zarar vermiyor diye seviniyordum dayısı kesilen yerleini temizledi sardı allahtan kolunun üstü iç kısmı kesse çok ciddidsamara denk gelse allahım korumuş niye annem dedim anne bir müslüman yedi tane nagmert vardı onlar zorladı yap diye anladım anneme bir daha başka kişi istemiyorum sabredecegim oglumu yusuf hoca iyleştirecek dedim.onlarda şuçlandı çünki söylemişti yusuf hoca ama dinletemedim ..
bu son oldu kendine zarar vermesi ama o izler hala öyle kötü görünüyorki şimdi cinlerden kalan son izler bedeninde imza gibi duruyor hocamıza analttım çok üzüldü söyledim dedi artık siz gelin buraya bir daha inş bu sefer olur dedi öylede ince bir insanki direk gelin diyemiyor durumumu biliyor iş yerini kapatım maddi olarak düşündügünden taaa ist kolay degil bir bütçe istiyor bunu kendi için degil şimdiye kadar bizde en ufak bir maddi istekte bulunmadı.hep diyorum kendi alanında prof kim ne derse desin bu işi bitirecek iyleştidirgi hastaları gördüm.ve benim oglumda çok daha iyi bize bu taraflara yolunuz düşerse ugrayın misafirim olun dedi ben anladım bizim orda tanıdıgımız yok siz gelin derseniz gelelim dedim gelin dedi çıktık yola kardeşim ömer eşi ben ve deniz yol boyunca denizi çok sakin gördüm tabi ben onu ayvalıga tatile gidiyoruz diye kandırdım onunla gecen yıl gezmiştik çok sevmişti ayvalıgı aslında üç kişi gezmişiz biz ayvalıkta selamide bizleymiş şimdi anlıyorum ne cesaret nerle olabilirdi nyse ist vardık yusuf hocayı aradım geldik diye siz eve geçin geliyorum dedi evinin önüne gelince arabanın içinde bana dönüp ne işimiz var burda diye kızdı çünki nere geldigini biliyor biz indik arabandan bunu denizi indiremedik kapının önünde yaşlı bir amca kapıları kitleyin kaçmasın dedi hocaya geldimizi anlayınca demekki sık yaşıyorladı bu olayları içeri girdik her zamanki güler yüzüyle karşıladı bizi hocamız deniz gelmiyormu dedi dayısı yanında hoş geldinizler nasılsınızlar biz sohbet ediyoruz bide osman  içeri girdi denizi ikna etmiş geldiler ooo deniz çok güzüelleşmişin dedi hocaya yukardan bakmalar söyledigi şeylerle gırgır geçmeler aslaında başına gelecekleri biliyolar korkudan bence.sen yabancı dil biliyonmu dedi  ne söyle bakıyım biraz fasca arapca ibranice bilirim dedi başladı konuşmaya biz anlamıyoruz tabi hoca cevap veriyor onun dilinde deniz kendin olsana deyince analdıgımız dilde konuşmaya başladı bu arada hoca bir kagıda bir şeyler yadı yaktı denizin çok daha rahatladıgını gördüm nelermi yaşadık offff neler neler arkası yarın
Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı :: Etiketler :

21/10/2008 - anne olmak

   Deniz ilk kez bu gün eline birr kitap aldı.görünce çok sevindim hani bebeginiz yeni yürümeye yada konuşmaya başlayınca.şaşkınlıkla mutlulugun arası bir şey vardır öyle sevindim.nede olsa bende onu yeniden büyütüyor sayılırım çok kötü günler atlattı.yavrum halada bitmiş degil çok güçlü çocukmuş gurur duyuyorum onunla,gerci benim bebegim kıllı koca bebek hep kaç yaşına gelirse gelsin çocuk annenin gözünde büyümez sözü bana saçma gelirdi öyle degilmiş....
denizin kitap okudugunu görünce uzun süredir dokunmadıgım dostlarımın yanına gittim.birini şeçtim daha önce okumuştum ama bida okumaktan ne olurdu.ERGENLİK PSİKOLOJİSİ./Adnan Kulaksızoglu ;nun/ bir kaç sayfadan sonra kendime döndüm ben nasıl bir anneyim diye .bunu daha önce defalarca sordum kendime.çocuklarımada sordugumda bana güzel bir gülüş yanagıma bir öpücük almıştım.bu dogru olanı yapıyorum du heralde ama annelik hem yürekle hemde beyinle yapılan bir iş yada görev diye adlandırmak istemiyorum çok farklı nasık adlandırılır bilmiyorum belki eksiklerim vardı .onları babasız büyütüyorum .kimseye muhtaç etmedim ezdirmedim ,en önemlisi sevgisiz bırakmadım bunu dokunmalarımla konuşmalarımla hep gösterdim yeri gelince kırdımsa özür diledim saygı duydum anlamaya çalıştım bunlarda ötürü hep cevremden tepki aldım .çocuk böyle yetiştirilmezmiş.hiç duymadım benim dogrum bu kendimle böyle konuşurken birden aklıma memet geldi yüregimi ince bir sızı kavurup geçti....
memet köydeki okuldan arkadaşım gerci bizim oralarda erkekten arkadaş olmaz ayıptır.aynı sınıftaydık diyeyim zaten o kadar azızki dörler beşler aynı gidip geliyoruz sekiz kişi falanız memetle zaferin annesi yoktu.öksüzdü memetin analıgı vardı,o yaşlarda bu çocuga her baktıgımda içim sızlar gözlerim dolardı...
memet her gün okula ya çorapsız gelir sadece önlük vardır üstünde düşünün köyün kara kışlarını eli yüzü yarabere içindedir kalemi olmaz defteri olmaz.bir annenin eksikligi öylesine belliki.en çokda üzgün bakan gözlerinde bunu görürsünüz..
bir gün ögretmenimiz tırnak kontrolü yapıyor memete sıra gelince cetvelle eline vurdu sen hiçmi kesmiyorsun tırnaklarını deyince memet aglayarak dün analıgım bıcakla kesmişti dedi...
ögretmenimiziz gözleri doldu az önceki davranışına pişman olmuş gibi .
hep aglamaklı bakardı bir gün erkek çocuklar bahcede top oynuyorladı  birden kendi aralarında kavga etmeye başladılar biz kızlar camdan bakıyoruz memeti iteliyip gülüyorladı sonra anasına küfür ettiler memet yerden kalkıp herkese vurmaya başladı sonrada çekip gitti .ögretmenimiz cocuklara tek ayak üstünde durma cezası verdi.bu memeti son görüşümdü okulu terk etmekle kalmamış köyüde terk etmişti babası çok aradı ama bulamadı analıgıda rahatlamıştı cadı kadın hiç sevmezdim onu yüregi kötü biriydi.insan masum bir çocuga nasıl kıyabilir kimin olursa olsun onlar melek .bir çocuklara birde yaşlılara hiç kıyamam verebileceginiz hiç bir şeyiniz yoksa sevgi verin bu parayla pulla olan bir şey degil.bayramda dedmle babannem gelmişti bana çok mutlu oldum benim yapmam gerkirdi ama denizden dolayı hiç bir yere çıkmadım.o gün akşam gözleri görmeyen dedemin yemegini ben yedirdim çok mutlu oldum bunu hiç bir şeyle ölcemezsinizyaşlı birini mutlu etmeyi. sonra başka bir kitabımda okudugum küçük bir öyküyü hatırladım...
babannesini yemege götüren bir genç söyle diyordu artık babannem çok yaşlı yemegini yiyemiyor lokmalarını bölüp agzına veriyorum bu aslında bir dönüşüm ben bebekken aynı şeyi babannem bana yapmıştı....evet bir gün gelecek bizde yaşlanacagız ....
aslında analık dedim ama bunun analıkla bir ilgisi yokinsanlıkla ilgili öz cocuguna işkence yapan anneler yokmu kaç gündür çocugunun ameliyat parasını çalan anneyi göstermiyormu basın hele iki yıl önceki o bir aylık bebege yapılanları hala unutamam insanlık dışıydı.birdaha kendime ben nasıl bir anneyim demiycem vicdanım rahatttttt...
Yorum (7) :: Yorum yaz! :: Bağlantı :: Etiketler :

20/9/2008 - kısır döngü

kaç yıldır kafamdaki soruların cevabını yavaş yavaş çözüyordum .evde yalnız olmadıgımızı söylemişti yusuf hoca anlıyordumki gördügüm karartılar o varlıklarmış hızla hareket eden karartılar onlar ne oldugunu anlamıyordum bu evde fare yok bu neyin nesi diyordum.genelde kanepeye uzanıp tv seyrederken antreden mutfaga hızla gecen karartıları artık biliyordum havada şimşek gibi çakan ışıgı ne kadardırdır beraberdik acaba yavrumu kendi dünyalarına çekmişler habersiz yaşıyormuşuz ...
işi bırakalı altı ay oldu sürekli evdeyim deniz hep gözümün önünde her hareketini gözlemliyorum selami ölmüştü ama hala o varlıklarlaydı bunu yaşadıklarımdan az çok anlıyorum ve iyce bu işi çözdüm kimle konuşuyorum biliyordum deniz bazen kendi oluyor o anlar benim için çok mutlu edici bazen onlarla yani denizin bedeni eşliginde benle konuşuyorlar aynı odada yatıyorum yataklarımız yakın onun için fısıltı ile bile konuşsa duyuyorum uykusuzluktan gözlerim agrıyor biraz dinlendiriyim diye uzandım beni uyuyor zannedim konuşmaya başladı NEHRAN çok uykum var nolur gitte yatıyım çok yorgunum diyor deniz ben yorganın altından bakıyorum arada bir bana bakıyor annem var gece gel sadece tabi denizin hareketlerini izliyorum başka bir şey gördügüm yok sonra yerinden kalktı yere oturdu küsme deyip birini kucaklar gibi kucagında yataga yattı o an gördügüme şaşırdım onlarla birlikte oluyor bunu daha önce annem söylemişti aman anne olurmu öyle şey demiştim kızım yorganı başına çekiyor oluyorlar beni yanından kovdu kaç kere hadi annanne içeri git diye evet dogru söylemiş annem şimdi tanık oluyordum heyecanına kalp atışına ben kımıldanınca uyuyor numarası yaptı arkasını döndü bundan sonra hep görecektım bu olayı ...
ismi NEHRANDI isim duyunca msl hocaya yaz gönder demişti ömer bazen gizleniyorlar daha öncede BANU vardı o ölmüştü çok aglamıştı ona dayısına gidip bulalım dayı unutamıyorum onu diyordu çok güzel kadın kılgınd gelirlermiş... geceleri hala kapıyı aç benim evim var gitmem gerekiyor diye bagırıyor ben bu saatte seni sokaga bırakam çok tehlikeli gündüz gezersin hadi uyu annem diyorum perdeyi acıyor napıyım bak göndermiyor diye camın dışında birilerine cevap veriyor ... cinlerin insanlarla ilişkiye girdikleri duydum hatta bize söylenen babasının onlarla evli oldugu onun için hoca çok kötü hasta demişti evliligim sürecinde yaşadıklarımı düşünüyorum ve bütün olaylar çorap sökügü gibi geliyor kendi kendine konuşur aglar karanlıkta kalmaz yalnız evde duramaz arada bir ailesi hocaya götürür  bir süre normale döner tekrar aynı şeyler başlar evle çocuklarla hiç ilgisi olmayan bir adam bunu çok fazla açmak istemiyorum çünkü kendime üzülüyorum karşıma cıka şıka böyle biri çıkmıştı on yıl boyunca onun yanındayken neden içimin bu kadar sıkıldıgını görmek istemedigimi şimdi anlıyordumne sorunun var paylaş benle anlat belki yardımcı olurum diye gene konuşmaya çalışırdım ama nafıle biz farklıydık başka evliklerde yaşananları yaşamıyorduk çok korkak bir adamdı üfff...
benim şu anki sorunum deniz onunla yaşadıklarımı anlatmak istiyorum NEHRAN ÖLDÜGÜNDE SAATLE AGLADI bunu biliyordum yavrum iyce onların dünyasının içindeydi artık kadın yok  ondan sonra etrafında küçük bir cocuk varmış gibi davranıyordu birini çocuk dilinde agucuklarla seviyor yerlerde onla yuvarlanıyor oyun oynuyordu bu bir süre devam etti bazen yanına gelen yani bizim görmediklerimize bagırıyor küfürler savuruyor bırakmam diyordu biz anlıyordukki hocanınkiler geliyor...
bir akşam aniden bir telaşlandı evin içinde ordan oraya koşuyor bırakmam naraları atıyor ne igrenç bir ses anlatamam baban kurban olsun bırakın onu beni götürün diye bagırdı dış kapıya koştu kapıyı açmak istedi sürekli kiltliyorum anahatarı saklıyorum kapıyı acamadı bagırıyor kapıya yumruklar atıyor ben yaklaşamıyorum annem yapma dur kardeşini çagırıyorum çocuk korkuyor ama belli etmiyor hiç kımıldamadı .... çocugu alıp gittiler noluyor demir dedim anne iyi olanlar götürdüler işte anla bu hırsını alamadı vestiyere bir yumrukla aşagı indirdi her yer kırıldı içri gidip yatagınına uzandı götürdüler cocugu bak şişliyorlar işkence ediyorlae diyor bir yandan aglıyor yanına gidince beni kovdu git yanımdan diye o günden sonra bana anne demeyi bıraktı adımla cagırıyor çünkü beni şuçluyor ben onu hocaya götürdüm her fırsatta konuşuyorum sevdikleri birer birer ölüyor cocuk gidince günlerce sesiz kaldı konuşmuyor yemek yemiyor ne söylersem tepki veriyor hatta saldırıyor bana ben biraz daha sabret bitecek annem iyleşeceksin deyince ben senin oglun degilim kadın benden umudunu kes ben böyle yaşıyacagım artık diyor ben hiç umudumu yitirmedim inancımıda şimdi bunların hepsini atlattık artık daha beden olarak saglıklı eski hareketleri kalmadı çünkü bedeni bir insanınki gibi hareket etmiyordu bir yıldır nelerın degiştigini nelerin yeniden oluştugunu gördüm ....
evde sıkılıyorum çalışmaya alışık oldugum için günümü o uyurken daha çok okuyarak geciriyorum yoksa ev cekilmez işi bitirip oturunca bir gün neden yaşadıklarımı yazmıyorum diye düşünüp başına geçtim ilerde daha geniş bir şekilde kitap olarak düşünüyorum her kez okusun diye gerci çok inanan yok böyle şeylere bu arada o kadar çok anne öldürülmeye başlandıki odamı ayırmaya karar verdim nasılsa artık kendine zarar vermiyor zaten bana düşman gece küçük oglumuda yanıma alip kapıyı kiltliyorum bir gün mutfakta bıcak almış demir napacan diyince anneni öldürecem demiş artık kapı kiltli yatıyoruz benim ayakta olmam gerek daha cocugumun bana ihtiyacı var ...
şu anne katillerine deginmek istiyorum bu hastalıgı artık iyi kötü biliyorum öyle insanları görüncede evet bunlardada var diyorum benim nacizane fikrim ... en çokta kızının öldürdügü profosere üzüldüm aynı şeyi gördüm dedimya benim fikrim aynı donuk bakışlar acımasızlık umursamazlık kızda gördügüm ve anlattıkları ve diger anneler  çok oldu bu arada hep tedavi gören gençler bunlar ama iyleşmeyen sizce bir insan neden başkalarını insafsızca öldürünce CİNNET gecirmiş derler hiç düşündünüzmü......
denizin artık konuşmaları farklı benim oglum olmadıgını ailesinin yukarıda oldugunu benle hiç bir baglantısı yokmuş öbürünü ben dogurmuşşum o benim oglummuş...
yaşdıklarım bana söyledikleri hiç zoruma gitmiyor çünkü bunları yapan oglum degil biliyorumki o bana hiç kıyamayan çok efendi bir çocuktu bunu beyinle bir alakası yok ne olursa olsun bir çocuk anneye kıyamaz arkadaşımın beden ve beyinsel engelli bir oglu var hiç birşeyi kimseyi bilmez ama yüz kişinin içinde anneyi tanır sesinden bilir ona sırnaşır  bu beyinsel özürlü dedigim bir çocukta demeyim şu an yirmili yaşlarda kırk günlükken havale gecirmiş öylede kalmış .....
sizlere bir gün oglum artık iyi demeyi iple çekiyorum dügününe hekezi bekliyorum inşallah...
daha çok yazacaklarım var aklıma geldikce oturup yazıyorum bir yılı atlattık az kaldı bu arada hala ilaçlarını içiriyorum onu bir tarafa atmadım gerci ne kadar içirirsem içirim o bildigini yapıyor bir insan böyle rahatsızlıgın içindeyken tabi önce dr düşünüyoruz ama şeytandan kara köpeklerden bahsadiyorsa bilinki beyinle ilgili degil ömerin dedigi şudu şizofren hastalarını yüzde seksenini bunların yüzünden ama dogru kişiyi bulmak önemli olan her hocayı degil helede bu işi parayla yapanları asla.......

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı :: Etiketler :

19/9/2008 - kısır döngü

bu yıl ramazan uzun günlere denk geldi .gecen yıl bu zamanlarda tekrar ist için yola cıkmıştık
hocamız aramıştı gelmeniz gerkiyor diye selamı ölmüştü ama deniz hala normale dönmemişti ben onlardan kurtuldu zannediyordum denizi
tatile gidiyoruz diye kandırark kardeşim eşi çocuklar yola çıktık.çok sevindi taile gidiyoruz diye taki hocanın evinin önüne varana kadar.bana dönüp ne işimiz var burda dedi
gene içeri sokmakta zorlandık içeri girdik oturur oturmaz bana bakıp sen beni buraya daha beşyüzkere getirisin dedi ve yüz gene degişti anladımki henüz denizi terk etmemişler
hocam her zamanki güler yüzüyle karşıladı bizi siz seferisinizdir sofra kuralım dedi biz tşk edip yedigimizi söyledik deniz ben acım deyince hemen bir genç ona yiyecek bir şeyler getirdi
bir güzel yedi onları ben az çok ne olacagını biliyorum ama kardeşimle eşi ilk geldi merak birazda korkuyla bakıyorlar
hocamız denizle konuşuyor birden denizin hiç anlamadıgımız bir dilde konuşmaya
başladı bizim gözlerimiz kocaman olanı seyrediyoruz
gene aynı şekilde kare bir kagıda arapca yazdı eline aldı elinin içinde o kagıt parcası şey hareket ediyor....
bunu denizde yapabilir dedi hadi uzut elini deyip denizin elinin içine koydu kagıdı derin bir nefes alıp evet çok şükür eger kagıt hiç hareket etmese ölecegini gösterirdi saglıklı uzun yaşıyacagını
gösteriyor bu dedi ben hocam demin konuştugu hangi dildi nasıl oldu bu iş deyince üç yıl çok uzun bir zaman dillerini ögrenmiş ben onu hipnoz edip isim aldım
ibranıce konuşuyor sonra onun söylediklerini yazıp kültaplasınada yaktı böyle durumlarda daha rahatladıgını görüyorum anlamadıgımız bir çok işlemden sonra beni ve denizi içerden cıkardı kardeşimle eşi içerde
onlara annesine çok üzülüyorum çok acılar çekmiş ve üstüne büyük bir yük almış tek başına mücadele ediyor biraz yardımcı olun demiş hep birlikte ordan ayrıldık
bu gece kalın ben gene çalışma yapayım yarın görüşürüzdedi
biz< gene daha önce burdan tanıdıgımız handanlara gittik aradık burdayız deyince hemen gelin denildi çok emekleri geçti bize sagolsunlar geceyi orda gecirdik insanlık bu bir güler yüz tatlı dil hüseyin abide benim gibi solculardan böyle şeylere inanmayan birimiş
olanları anlamakta zorlanıyor ben yaşadıklarımı anlatıkkca yenge ya deiyp duruyor handan halamı hüseyin yapma diyor gülüyoruz deniz öyle rahatlamış görünüyorki baktım oturdugu yerde uyuyor hiç kaldırmayalım dedik üstünü örtüp öylece bıraktık sababha kadar hiç kımıldamandan
uyudu sabah hocamız sadec siz gelin dedi kardeşim hüseyin abi gittik birde ben iyleşirse kurban adamıştım onu hocamızın orda kestik şimdiye kadar bize çok emegi geçti hiç bir talepte bulunmadı bu işi parayla yapanlara zaten çok kızıyor
gercek bir müslüman onu tanıdıgıma çok mutluyum dinle ilgili çok güzel mantıklı acıklamalrı var tarikatlara karşı dinimizde yok diyor
bizi anlatılan yada hergün gözümüzün içine içine sokulan din adamlarından çok farklı biri
çok güven veriyor
buluştugumuzda daha zaman var nasılkı bu olayın bir oluşum süreci var bitmesi içinde süre gerkiyor ilk baştatda söylemiştim iki yıl diye
size bir muska verecem onu üzerine takın dedi ben her gün çalışırım bir yıl sonra görüşeilm dedik vedalaştık bu sefer ist daha sakın gitmiştik yol boyunca şarkı söyledi bizi sıkıyordu ama baktık kurtuluş yok
dönerken bizde sırayla sarkı söylemeye başladık buraya gelene kadar
bir tek dayısına sen söyleme diyordu beceremiyon çok yorulmuştuk eve gelince hemen yattık hocamızın söyledigi şeyleri yaptım su vermişti onla banyo yaptırdım
muskasını üstüne taktırmadı ama ykınına bir yere koydum birde bir ayet verdi bunu günde üç kez evin çine okuyun dedi
nedeini sordum kaç kişi kalıyorsunuz evde dedi ben üç kişiyiz dedim gözlerini kapatıp biraz durduktan sonra hayır ev kalabalık bunu okuyun ama onu okutacak kimseyi bulamadım
arapca bilen vardı ama onun yazılımı başkaydı öylece kaldı deniz daha sakin artık üstündeki tişörtleri yırtmıyor kalbine yumruklar atmıyor bunları çok yapıyordu
bir kaç ay iyi gidiyor gibi görünüyordu ben işe gidiyorum evde yalnız kalıyor
dışarı çıkıp geziyor çok normal degil ama kendi kendine idare ediyor gibi
sadece konuşmalrı devam ediyor yanında biri var gibi kavga ediyor gülüyor
selamide yaşadıklarımdan sonra bunlar benim için çok iyiydi bir gün işteyim akşam üstü dışarı öyle sogukki kar her yer
müşteri var fön çekiyorum pat diye içeri girdi üzerinde sdece şort o sogukta evde iş yerime öyle gelmiş ne yapacagımı şaşırdım ordakilere ne denir gerci bir çok müşterim durumumuzu biliyor artık içeri geç işimiz bitince çıkarız dedim
ama o fönü nasıl çektim bilmiyorum konuşuyor gülüyor bide gelip kadına çok güzelsin benimle evlenirmisin demesinmi
kadın korkudan kıpkırmızı oldu bu olylar bir süre devam etti ben artık evle iş yerini bir arada yürütemeyecegimi anladım işe veda ettim bir süreligine oglumun bana ihtiyacı vardı henüz toparlanmamıştı
ailemle konuştum kararımı acıkladım küçük ogluma sen çalış zaten dışardan okuyorsun iki yıl böyle idare edelim sonra işime dönerim dedik bu olaya altı ay oldu bir kere daha ist gitti bu sefer olayın boyutu daha degişk

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı :: Etiketler :

17/8/2008 - selamin ardında bıraktıgı enkaz

selami ölmüştü ama ardında koca bir enkaz bırakmıştı.oglum bir özürlü gibi görünüyordu.yürümesi konuşması,hareketleri çok farklıydı bu böyle biraz sürecekti şimdiye kadar bedenine selami hakimdi o gidince elini kolunu nere koyacagını bilmiyor gibi görünüyor .hatırladıgı kadarını yapmaya deniz olmaya çalışıyordu selamiyle birlikte ona ait eşyalarıda verdi kapıya gelen dilenciye hiç sevmedigim beyaz çoraplarını kumaş pantolanlarını sırtından hiç çıkarmadıgı lacivert kabanını deri ayakkabısını bunlar selaminin sevdikleriydi birde tesbih bir akşam kapı çalındı bir dilenci deniz içerden gitti bunların hepsini toplayım getirdi dilenciye verdi ben şaşkın şaşkın bakıyorum napıyorsun oglum dedim sus anne bunlar benim degil birdaha hiç ona benzer şeyler giymedi yıllardır benim atamadıgım beyaz çoraplar. bir çırpıda gitmişti sevmedigim alıken tartıştıgım kabanıda ....
selami kim?.
selami diye bir tanıdıgımız var aslında küçük görümcemin ölen kocası içmedigi zaman iyi bir insandı ama son hatırladıgım içmedigi gün yoktu deniz bu kadar hasta olmadan önce bana hep anne selami abi nasıl biri diye sorar bende içmediginde iyi bir insan...
şimdi anlıyorumki kendini sevdirmek için onun şekliyle gelmiş.çünkü ona dair ne varsa hepsini biliyor karısın ismi çocuklarının ismi anne baba yani kısaca selamiyi iyi tanıyor zacir ...
selami abi kayserinin en tanınmış ailelerinden birinin en küçük çocugu biraz sorunlu biriydi hatırladıgım kadarıyla.çok alkol tükettigi için kalp krizinden ölmüştü yedi yıl önce .anne babası çok iyi insanlar kayserinin yerlilerini sevmem ama bunlar iyi insanlardı..
selamini oyunlarından hatırladıklarım her fırsatta bana asılıyor ben annem diye sarılıp öpüyorum yanaklarından o bana dudaklarını uzatıyor egilince tişörtümün önü acılyor ben o sıkıntını içinde farkında degilim gögüslerimi görünce dudaklarını yalıyor öyle bakışları varki tıpkı bir sevdalı gibi bakıyor ardından iki damla göz yaşı anlıyorumki oglum aglıyor......
ah selami ah bana doyamadan zıbardı.cehenneme gitti,evrendeki canlıların içinde insanlar ve cinler hariç hiç birinde cennet cehennem olayı yokmuş sadece iki varlık oralara gidiyorumuş cinlerinde hayatı zaten insanlarınkine çok benziyormuş ... zaten her fırsatta ben ateşten yaratıldım sen adem oglundan gelmesin bizler görünmeyen yaratıklarız çok sinirliyiz bizle oyun olunmaz ...
bir akşam deniz benden sigara istedi çok tüketiyor gene bende gel neler yaşadıgını bana anlat bende sana sigara alıp geliyim yanıma oturdu anne bir sabah uyandıgımda esniyodum agzımdan girdi dedi uzun sustu sorma beni sıkıştırıyorlar ama ben üsteliyom yavaş anlat anne bak ses      boru telime geldiler şimdi konuşamıyorum sonra anlatırım peki dedim gece denizi uyuttum uzandım çok uykum var sesler duymaya başladım birileri başucumda konuşuyor  kalkıp bakıyorum kimseyi görmüyorum yatoyorum gene aynı kalkıp bakıyorum yok kimse dua okumaya başladım sesler kesildi bende uykuya dalmışım...
deniz çok kötü durumda uyumuyor .yemiyor.sanki bütün bedeninde agrı var gibi saga sola sallanıyor kulagından,agzından göbeginden,poposundan bir şeyler çekip çıkarıyor eliyle biz ne oldugunu görmüyoruz ama acı çektıgı belli böyle olmayacak dr götürdüm tekrar kendi drna üç aydır gitmiyorduk ona sadece kendine zarar verdigni söyledim durumunu görünce hemen hastaneye yatıralım dedi işleleri yaptırdık ruh ve sinir hastalıkları hatanesine götürdük nereye gititgini bilmiyor orda işlem yaptı yatırdık dayısıyla gelecegiz ama öyle zor bir olayki  ordaki hastaları görünce oglumun haline şükrettim  ayrılacagımız zaman ben yarın gelecem annem dedim aglamaya başladım hemen bir igne yapıldı uyudu eve geldim saatle agladım çok canım acıyordu...
 bir hafta kaldı orda her gün ögleyin gidiyordum bahceye cıkyorduk her fırsatta anne ben burdakılerden korkuyorum ben delimiyim beni buraya niye yatırdın diyordu benle eve gelmek istiyordu  çıkacaksın az kaldı diyor bir şekilde atlatıyordum orda kalmasını bende istemiyorum çok agır hastalar var allah kimseyi oralara düşürmesin çok zor bahcede oturuyoruz güzel bir kız yanımıza geldi deniz sen burda napıyorsun dedi hemen tanıdı kızı utandı işte annem getirdi dedi neyi var diye sordu kız depresyon dedim sen ne yapıyorsun burda tedavi oluyorum sorunun ne uyuşturucu bagımlısıyım liseden arkadaşıymış denizin sen sazı olan sözü olan bir gençsin napıyon deniz dedi çok severdik okulda biz seni oglumu unuttunm sen nasıl bu hale geldin arkadaş yüzünden dedi
çok güzel bir kız çok üzüldüm yazık ...
orda öyle hastalar gördümki belkide hayatını sonuna kadar hiç düzelmiyecek durumdalar şu dünya ne garip bir yer daha fazla kalmasını istemedim dr görüşüp çıkardım o gün sevinçten uçuyordu anne söz seni bida üzmüyecegim deyip duruyordu beni üzdügünü düşünüp onun için oraya yatırdıgımı düşünüyordu...
yavrum eve geldik hemen traş oldu şaçını sakalını kestim duş aldı iyim anne bak artık deyip evin içinde her şeyle özlem gideriyordu yatagına uazandı saatle yastıgını yorganını kokladı anne orda insanlara çok kötü davranıyorlar ilaç içmeyenleri dövüyorlar kimseninde gelip gideni yok zaten beni artık her kez tanımaya başlamıştı hastanenin kapısından girer girmez deizin annesi geldi ne getirdi diye yanıma geliyorlardı çünkü denize götürdügüm hiç bir şeyi yemiyor onlara veriyor bir kadın sürekli şarkı söylüyor amman aman ceylanım ayırdılar seni bende işte ona yanarım hep aynı nakarat ne olmuştuda o hale gelmişti..
hataneden gelince kendimi toparlıyamıyordum şimdi o hastanenin önünden gecerken başımı başka yere ceviriyorum hatırlamak istemiyorum o günleri çok şükür bu günlere hocamız zaten benden başka hocaya götürmeyeceksiniz ama istediginiz dr götürün demişti..
bu işi ben bitirecegim çogunu atlattık azı kaldı umutsuz hiç kalmadım inancım ve umudum kazanacak...

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı :: Etiketler :

7/8/2008 - selami öldü

selaminin naraları artık dışarı taşıyor.öyle bagırıyorki sokaktan gecen bizim eve bakıyor bu günlerde iyce delirdi ...
oglumunda gücü kalmadı artık anne izin ver bende ölüyüm dayanamıyorum artık bu acılara diyor biraz daha güçlü olsabır bitecek kurtulacaksın nolur annem.banyoya sokuyorum yıkamak için her defasında ya şampuan ya duş jeli ne bulursa bana göstermeden nasıl alıyor içecek onları hep yakalıyorum elinden alıyorum hani şuçüstü yakalanan.çocuklar vardırya öyle bana bakıp gülüyor allahım ne çirkin bir gülüş.yemek hazırlamak için mutfaga gittim geldimki  odanın içi koltuk altı rolonu kokuyor yatagın içinde arkasını dönmüş onu yalıyor sinirleniyorum birde sizin çok akıllı oldugunuzu söylerler bunla ölünmez beyinsiz diyorum o siyah bakışları bana cevirip kadın sen çok oluyorsun diyor bana birşey yapamaması beni öyle eglendiriyorki bazen deli ediyorum onu...
akşam ezanıyla çok hırçınlaşıyor bir akşam bana ilaç getir zehir bul diye nasıl bagırıyor olmaz deyip odanın kapısını kiltliyorum camı kapatıyorum dışarı bakıyorumki duvarın üstünde oturan gençler bizden gelen sesi dinliyor kendi aralarında konşuyorlar bir çogu arkadaşı zaten...
çok bagırıyor üstüme geliyor iteliyor beni ilaç ver diyorum odanın kapısını açtım her yer kilitli bir tufalet acık dogru oraya girdi sıvı sabun var dı onu avcuna alıyor suyla biraz cıvıtıyor içiyor kapıyı zorluyorum beni içeri sokmuyor oglum yapma hadi çık mümkün degil nasıl hırslı hem içiyor hemde görürsün sen deniz diye bagırıyor ne yaptımsa içeri giremedim babamı aradım o gelene kadar hepsini içti ohhhhh diye geldi yatagına yattı
içerden legeni aldım geldim yerinden kaldırdım iki parmagımı agzına doktum kusturdum  bana nasıl bagırıyor bu arada babamları eve koymuyor anahtarı camdan attım siz açın girin içeri diye onlar gelince şöyle bir bakıp sizin eviniz yokmu ne geliyorsunuz
ikide bir deyip bir sürü küfürler söyledi....
yusuf hocayı aradım hocam daha ne kadar sürecek denizin hali kalmadı korkuyorum bana bir hafta daha sabredin az kaldı dedi bu beni sevindirdi.gene bir gün zehir istiyor bende azda zaman kaldıya demirle bari oyalıyalım diye plan yaptık napalım anne bak ilaçları az verince ilaçlarını içmiyor sen deki benden habesiz guya uyutmak içiniçirecegiz abi san ilaç veriyim anneme söyle ama de içeri girdi söylemiş nasıl seviniyor sarılp öpüyor hadi ver içiyim dedi ilaçları içti yatga yattı ölmeyi bekliyor bir süre sonra uyudu bizde rahat bir gece gecirdik .ancak en fazla iki gün sürdü bu oyun inanmadı buna ilaçları içmedi gne nasıl bagırıyor susturmak için demire hadi git eczaneden zehir al gel dedim gizlice gpipn al diye gönderdim bekliyoruz demir geldi gripini suyun içine koyduk verdik gene bu mutlu yatagın içine yattı ölmeyi bekliyor  ayrıca meyve suyuna ilaçlarını kattım içirdim uyudu o geceyide öyle attlattık sabh kalktı gene ölmemiş bana gene fare zehiri aldır dedi tamam deyip içerde var onu yemeginin üstüne döküyüm ye mutfaga gittim karbonatı yemeginin üstüne serptim hadi ye öyle mutlu oluyor artık denizde istiyor ölmek yedi yattı böylece altı gün gecirdik ama artık ne yaparsak inanamıyor sabah zehir istiyorum kadın aldır demiri gene gripine gönderdim ama yakalndık suya dökerken eline alıp baktı sen benimle gır gırmı geciyorsun bunla ölünürmü deyip sinirlendi duvardaki aynaya bir yumruk attı ayna hış diye yerlere sacıldı birde baktım eli kanıyor bu onun için bulunmaz birşey yanına yaklaştım kanı durdurmak için beni iteledi her yer kan içinde nasıl kanıyor bir süre sonra kanın akması duruyor tekrar sıkıyor kanatıyor ayna kırıklarını temizledim babamı aradım hemen geldi olacak gibi degil süerekli kanıyor bunu yere yatırdı elini pansuman yapıp sardık sonrada daha fazla zarar vermesin diye ellerini bagladık bakıyorum kıyamıyorum yapılacak başka bir şey yok offff ne günlerdi....
acı içinde bagırıyor artık denizin bedeninden iki ses çıkıyor oglum düzgün konuşuyor ama selaminin sesi ve söyledikleri anlaşılmıyor ses gür çıkıyorda söylediklerini anlamakta zorlanıyorum artık kellesi kesiliyor gıııh gıhhh sesler cıkıyor iki gün öncesi gözlerini dikti bana gel beraber ölelim bu dünyada yaşayıpta ne yapacaksın cehennem çok güzel bir yer orda hep mangal yapıyorlar piknik yapıyorlar ateş falan yok sizi kandırıyorlar cennet kötü bir yer pislik dolu orası ben ölmek istemiyorum diyorum nasıl olsa ölmeyecekmisin ölecegim ama senin istemenle degil allah ne zaman istterse o zaman alaycı bakışları üstümde benle buna benzer öyle şeyler konuşuyorki sen çok akıllı bir kadınsın çok güçlüsün oglunu kurtardın deyip kafa sallıyor ben gülüyorum bu arada deniz anne biliyormusun azrail can alırken aglıyor .....
selaminin sayılı günleri var artık kardeşim cananla eşi almanyada yaşıyor onlar izine geldiler teyzesini çok sever tlf konuşmuş ayakkabı istemişti deniz teyzesi gelirken getirmiş tişöt almış görüce teyzeyi anlık sevindi o kadar getirdigi tişörtü giydirdim bak istedigin ayakkabıyı almış teyzen hiç ilgilenmedi tişörtü çıkarıp attı canan olan biteni korkarak dinliyor seyrediyor kocaman gözleri dahada büyüyor aglamaya başlıyor bana bakıp apla ne kadar güçlüsün diyor  herkez gitti cananla ben yanındayız antrede geziyor canan kapının eşiginde oturdu onu seyrediyor bu bir şeyler söylüyor zor anlıyoruz apla teyzeni korkut diyor dedi cama yaklaşıyor hadi atla ertesi gün mustafa ve yahya geldi salonda oturuyorlar biz dışarı çıktık eline sazı aldı oyalanıyor sadece yahyaya ben bunlardan ne çekiyorum enişte beş yıldır bilmiyorsunuz dedigini duydum içim acıyor hiç bilememştik....
ialçlarını gene meyve suyuyla içirdim iyi uyumuşum bende sabah bir hırıltıyla uyandım anne gözümden yeşil bir şeyler  çekiyorlar...
selamı gıh gıhları devam ediyorcocuklugumda inekleri keserlerken böyle sesler çıkarırlardı aynı onun gibi en sonunda bir gıh dah cıktı ve sesizlik deniz yatagın içine oturdu ne oldugu anlamaya çalışr bir halde etrafına bakınıyor anne artık acı çekmiyorum....
anladımki selamıden kurtulduknasıl seviniyorum herkesi aradım hep sevinç cıglıklar atıyoruz akşam her kez bizde .ama denizin sanki büyük bir sancısı var gibi her şeyi degişti yürüyüşü degişti ayaklarının yanlarına basıyor zaten ayayklar şiş hastalıklı gibi görünüyor  selami ölmüştü ama geride daha anka ve allahi vardı yusuf hoca yla görüştüm artık kendine zarar veremez ama daha sabır beklemek gerkiyor daha rahat olur artık dedi .iyi görünüyordu bir kaç gün evde bırakıp işe gidebiliyordum artık.çıkıp geziyorduda daha neler oldu hala bunlar yaşıyorruz selami çok kötüydü bunlar onun kadar degil daha iyiyz hocamız tekrar bizi istanbula cagırdı bakalım bu sefer neler olacak
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı :: Etiketler :

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

YAŞAMAK BİR AGAÇ GİBİ TEK VE HÜR VE BİR ORMAN GİBİ KARDEŞCESİNE BU HASRET BİZİM

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Rss

Kategoriler

Etiket Bulutu

belki başka bahara

Arkadaşlarım

kartanem
kahkaha
eroman
Ömer ÇAKIREFE
koyukahve
jadore
Aydin MERT
Blogcu Yardım
Özcan Çeltik
mesale
muratena
tees
maviyaprakdokumu
Hasan Güler
Mehtap İçer
sermince
hulelayemek
pasiflora61
papatyadelisi
sanatevim
sehnaz62
EVREN ALİ
hatiralarlaben
ufuk2008
simgeningunlugu
ahmetnuray
bizimcopluk
poyrazkoy34
sihirliyazilar
yasemın yılmaz
newbahar
koycocugu
ogrenmeaski
lillyum
kapalikapilar
fatma güler
ezgilimelodi
suinci
erhanfuatyildiz
irfancansoy
ogrenmeaskii
beyaznurlahayat
salim ...